|
|
|
|
|
|
|

EBEDÎ SEÂDET - 137
Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi’ olmak yedi derecedir
Beşincisi, Resûlullaha “sallallahü aleyhi ve sellem” mahsûs kemâlâta, yüksekliklere tâbi’ olmakdır. Bu kemâlât, ilm ve ibâdet ile ele geçemez. Ancak, Allahü teâlâdan, lutf ve ihsân ile gelir. Bu derecede olanlar, büyük Peygamberler “salevâtullahi teâlâ aleyhim ecma’în” ve bu ümmetin pek az büyükleridir.
Altıncısı, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” mahbûbiyyet ve ma’şûkıyyet kemâlâtına tâbi’ olmakdır ki, Allahü teâlânın çok sevdiklerine mahsûsdur ve lutf ile ele geçmez, muhabbet lâzımdır.
Yedinci derece, insan vücûdünün her zerresinin tâbi’ olmasıdır. Tâbi’ metbû’a o kadar benzer ki, tâbi’ olmaklık aradan kalkar. Bunlar da, sanki Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” gibi, aynı kaynakdan, herşeyi alır.
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

Huzur Damlaları - 387
Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh” hazretleri buyurdular ki;
Bütün hamd ve senalar Allahü teâlâya mahsustur. O’na hamd eder. O’ndan yardım dilerim. O’ndan af niyaz eder, O’na inanır, O’na güvenirim. Hidayeti Allah’tan bekler, sapıklık, düşüklük, şüphe ve körlükten O’na sığınırım. Allah’ın dürüst yürümeyi nasip ettiği kişi dosdoğru yol alır, onun saptırdığı ise ne bir dost, ne de bir mürşid bulabilir.
Bütün varlığımla inanırım ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. O tektir ve şeriki yoktur. Mülk ve saltanat O’nundur, hamd O’nadır. Dirilten de öldüren de O’dur. Ve O, hiç ölmeyen diridir. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltır. Bütün hayırlar O’nun elindedir, O, her şeye gücü yetendir.
Oğlu Abdurrahman’ı, komşusu ile münâkaşa ederken gördü ve oğluna gücenerek: “Oğlum, komşu ile dedikodu yapma! Şu gördüğün insanlar dağılır gider ve sen yine komşunla başbaşa kalırsın” dedi.
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

İYİLİK YAP DENİZE AT
Birgün Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri bir deniz kenarında gezerken bir Mecusî, yanına bol miktarda yem almış, denizdeki balıklara yem atıyormuş. Aralarında şöyle bir konuşma geçmiş:
- Ne yapıyorsun böyle?
- Sevap kazanmak için balıklara yem atıyorum.
- Senin sevap kazanman için, evvela iman etmen lâzım. Sen Müslüman değilsin ki, hangi sevaptan bahsediyorsun?
- Peki benim bu balıklara yem verdiğimi o bahsettiğin Allah görüyor mu?
- O’nun bilmediği, O’nun görmediği bir şey yoktur ki…
- Bu da bana yeter.
Aradan 3-5 sene geçmiş, Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri hacca gitmiş, tavaf ederken bakmış, deniz kenarında balıklara yem atan Mecusî de tavaf ediyor. Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri sormuş:
- Burada senin ne işin var?
- O beni gördü.
- Nasıl gördü?
- Sen gittikten sonra içimde bir nûr parladı, baktım, balıkların hepsi Kelime-i şehâdet getiriyor. Ağaçlara baktım, Kelime-i şehâdet getiriyor, ben de Kelime-i şehâdet getirmeğe başladım. Senin Rabbin beni gördü, O gördüğü için de buraya geldim. Sana bir nasihat vereceğim:
İyilik yap denize at, balık görmezse Hâlık görüyor.
(Huzur Pınarı Mail Grubu)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

MEKTÛBAT TERCEMESİ
971 [m.1563] yılında doğmuş ve 1034 [m.1624] yılında vefât etmiş olan, ikinci bin yılının müceddîdi, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri, islâm dîninin Kur’ân-ı kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden sonra, üç numaralı kitâbı olan (MEKTÛBÂT) kitâbını yazmışdır. Üç cild ve aslı fârisî olan mektûbât kitâbında (536) mektûb vardır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri bu eserinde, insanoğlunun rûhî hastalıklarının tedâvî yollarını göstermiş, islâm dînine nasıl inanılacağı, ibâdetlerin ehemmiyyeti, Evliyâlık, Resûlullahın güzel ahlâkı, islâmiyyet, tarîkat ve hakîkatin ayrı-ayrı şeyleri olmadıkları gâyet açık bir şekilde îzâh edilmişdir. (Mektûbat Tercemesi) kitâbı, (Mektûbât)ın birinci cildinin tercemesidir. İkinci ve üçüncü cildden, lüzûmlu görülen mektûbların tercemeleri, (Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye) ve diğer kitâblarımızda mevcûddur.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|

HÜSEYİN HİLMİ IŞIK EFENDİ
"RAHMETULLAHİ TEÂLÂ ALEYH"
En kıymetli kitaplardan tercüme ve derlemeler ile telif eserler vücuda getirdi. Akaid husûsunda, bilhassa Ehl-i Sünnet vel Cemâat inancını sâde bir dille açıklayıp bu inancın yayılmasına öncülük etti. Hanefî, Mâlikî, Şâfi'î ve Hanbelî mezheblerinden birinde bulunmanın Ehl-i Sünnetin alâmeti olduğunu, herkesin kendi mezhebine göre amel etmesinin şart olduğunu, zarûret ve ihtiyâc hâlinde, hak olan dört mezhebden birinin taklîd edilebileceğini, Ehl-i Sünnet kitaplarından alarak açıklayıp herkese duyurdu.Seâdet-i Ebediyye ve diğer kitaplarında, binlerce mesele yazdı. Unutulmuş ilimleri ihyâ etti. Dünyanın her tarafındaki insanlara doğru İslamiyeti tanıttı. Ehli sünnet âlimlerince tasvip ve medhedilen yüzlerce Arabî ve Fârisî eseri, 15 lisanda, Hakîkat Kitâbevi vasıtasıyla yedi iklim, dört bucağa yaydı.
|
|
|
|
|
|
|

Caliyet-ül Ekdar (Sesli)
Caliyet-ül Ekdar (Arabî orijinali, PDF)

 Kur'ân-ı kerîm okumak ve dinlemek için tıklayınız

 Kuran-ı Kerim öğreniyorum (Sesli Elifba)

 Kuran-ı Kerim Tefsiri

 Türkiye Takvimi

 Dünya Şehirleri için Namaz Vakitleri

 İNSAN ve TOPLUM (Sohbet, Gönül Bahçesi, Hikmetler, Menkıbeler) DİZİ YAZILAR (İz Bırakanlar, İstikamet, Meşhuların Son Sözleri, Gönül Pınarı)

 Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye (mp3)

 Namaz sureleri ve duaları (Yazılı ve sesli)


 TGRT FM Yayın arşivi
 

 Sesli Yayınlar
(Sevgili Peygamberim Rehber İnsanlar Serisi Tarih Serisi, Çocuk Serisi Alo Bilgi 1-12 Mehter Marşları)
|